Anasayfa » Açık Bankacılık ile COVID-19 Krizi Finansal Kuruluşlar İçin Bir Fırsat Olabilir

Açık Bankacılık ile COVID-19 Krizi Finansal Kuruluşlar İçin Bir Fırsat Olabilir

  • Muhammet Ali Kadıoğlu

Açık bankacılık, beraberinde getirdiği pek çok avantajın yanında, rekabet ve yeniliği teşvik etmesi ile küresel anlamda bankacılığın doğasını değiştirerek, finans sektöründeki ürün ve hizmetlerin kullanıcı odaklılığını artırmaktadır. Böylece yeni bir başlangıcı da beraberinde getirmektedir.

Görsel: Cherrydeck, Unsplash

COVID-19 salgını tüm dünya ülkelerinde ekonomi üzerinde olumsuz etkilerini gösterirken açık bankacılık, finansal kaynaklara ulaşmada sağladığı kolaylıklar ile şirketlerin müşterilerine erişimde kullanabilecekleri etkin bir araç olarak ön plana çıkmaktadır. Özellikle uzaktan iletişim araçlarıyla, finansal hizmetlerin yaygın olarak sunulamadığı ülkelerde açık bankacılığın etkin bir şekilde kullanılmaya başlanması; müşterilerin, evlerinde kalmaya devam ederek hızlı bir şekilde kimliğini doğrulayabilmesini, ödemelerini gerçekleştirmesini ve hatta kredi kullanmasını mümkün hale getirmiştir. Ayrıca, açık bankacılık uygulamaları üzerinden kişilerin finansman ihtiyacı hızlıca doğrulanabileceğinden, COVID-19 kapsamında yardım veya bağışta bulunulacak kişiler kolaylıkla tespit edilerek hükümetler veya şirketler tarafından bu kişilere yardım ve benzeri fonlama faaliyetleri kolayca sağlanabilmektedir. Örneğin, Birleşik Krallık’ta bu sayede COVID-19 krizinden etkilenmiş 5 milyon serbest meslek sahibine yardım yapılması planlanmaktadır.

Elbette, teknoloji ve yenilik anlamında güçlü finansal sektör oyuncularının bulunduğu ülkelerde uyum süreci çok daha hızlı gerçekleşmektedir. Türkiye’de de açık bankacılık özelinde ilk düzenlemelerin yapıldığı bu dönemi takiben, ekosistemin oluşması ve sektörün şekillenmesinde belirleyici rol oynayan aktörlerin sürece dahil olarak sağlayacakları katkılarla oluşturulması beklenen Merkez Bankası düzenlemeleri, gelişen açık bankacılık sektörüne ışık tutacaktır.

Açık bankacılığın tüketicilerin online ödeme alışkanlıklarında yarattığı dönüşüm, COVID-19 salgını ile daha da hız kazanmıştır. Ürün ve hizmetlerin daha güvenli, daha hızlı ve daha düşük maliyetle sunulması gereken yeni normalde, açık bankacılık yoluyla finansal hizmetlerin sunulmasının her geçen gün önemi artmaktadır.

COVID-19 pandemisi sürecinde açık bankacılık uygulamalarına olan talepteki artışın en önemli sebebi, bireylerin daha fazla harcanabilir gelire sahip olmaları gösterilebilir. Uzaktan da olsa normal çalışma saatlerini ve alışkanlıklarını koruyacak kadar şanslı olanların gelirleri aynı kaldı ve bunun yanında insanların tatile ve dışarıda yeme – içmeye ayırdıkları gider kaleminde önemli bir düşüş yaşandı. Böylece yatırımlarına katkıda bulunan ve alternatif ödeme kanallarını kullanan kişi sayısında ciddi artışlar gördük. Ayrıca mart ayı civarında piyasanın gerilemesi, insanların düşükten al ve yüksekten sat fikrini benimsemelerini ve piyasalar düşükken yatırımlarına katkıda bulunmalarını sağlamıştır. Böylece finansal enstrümanların da birçok insan için ilgi odağı haline gelmesiyle finansal kuruluşların yeni normalde müşteri ihtiyaçlarını karşılamak için açık finans uygulamalarını daha aktif olarak kullanacağını söyleyebiliriz.

Birçok finansal kuruluş, yeni düzenlemeler veya müşteri talepleri nedeniyle bir API platformu geliştirmeye yönelmektedir, ancak açık bankacılığın kısa vadede gerçekleştirme fırsatına sahip olduğu faydalar, bu planların kapsamını büyük ölçüde aşabilir. COVID-19 pandemisi ile finansal kuruluşlar açık bankacılık uygulamalarına hız verirken şunları başarmayı amaçlamalıdırlar:

Müşteri memnuniyetini artırın — Müşterilerin verilerini ve gizliliğini korurken yeni ve genişletilmiş hizmetler sunarak, müşterinizle olan finansal ilişkilerinizi güçlendirin.

İletişimin kesilmesini önleyin — Finansal kuruluşlar, açık bankacılık sektöründe hem hizmet sağlayıcısı hem de uygulama geliştirici olarak konumlanabilirler ve bu da onları müşteri ilişkilerini doğrudan yönetme, takip edebilme ve yeni ürün ve hizmetler önerme konusunda güçlü bir konuma getirecektir.

BT altyapılarını geleceğe hazır hale getirin — Finansal kuruluşlar süreç tabanlı monolitik mimariden, “müşteri sorunu çözme” yaklaşımı ile müşteri odaklı mikroservis mimarisine geçtikçe yeni düzenlemelere ve dijital pazar eğilimlerine hızlı adaptasyon ve aktif kullanılan dijital ürünler üretme konularında başarıyı yakalayabileceklerdir.

Pazara sunum süresini hızlandırın — Rakiplerin ve sürekli gelişen müşteri taleplerinin bir adım önünde olmak için finansal kuruluşların yeni ve yüksek kaliteli hizmetleri her zamankinden daha hızlı pazara sunabilmesi gerekmektedir. Finansal kuruluşlar kimlik doğrulama, erişim kontrolü ve risk yönetimi gibi ortak işlevleri modüler mikro hizmetlere dönüştürerek dağıtım sürecini standartlaştırıp hızlandırabilir ve ölçek ekonomileri elde edebilirler.

COVID-19 krizi ile insanlık tarihinde uzun süreden beridir tüm dünyanın tek bir soruna odaklandığını ilk defa görüyoruz. ApiGo olarak açık bankacılığın süreçlerini düzenleyerek, maliyetleri düşürerek ve en çok ihtiyaç duyulan yerlerde etkili inovasyonu mümkün kılarak, bu alanda sektörün ve toplumun ilerlemesine katkıda bulunmak için çalışıyoruz.

Daha ayrıntılı bilgi edinmek isteyenler için;

Açık Bankacılık: Dünya ve Türkiye (GSG Hukuk ve PwC Türkiye)

API-Driven Innovation in Banking and Finance (CA Technologies)

How Open Banking can help during COVID-19 (TrueLayer Blog)

In conversation with Nutmeg: Open Banking, Covid-19 and Brexit (TrueLayer Blog)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir