PSM Dergisi - Nisan 2026
1. Şirketiniz B2B ödeme sistemleri ve gömülü finans alanında hangi çözümleri sunuyor? Hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?
Architecht olarak finansal teknolojileri bir ürün değil, uçtan uca bir platform kabiliyeti olarak konumluyoruz. Airapi ile finansal servisleri platformların içine taşıyarak, gömülü finansı “anında alışveriş finansmanı” ile hayata geçiriyoruz. AppWys ile kurumlara low-code yaklaşımıyla kendi mobil bankacılık deneyimlerini hızlıca hayata geçirme imkânı tanıyoruz. Dört ana başlığımız var: BOACard ödeme altyapıları (kart, POS, SoftPOS), API & platform katmanı (açık bankacılık, BaaS), gömülü finans ve AppWys ile süreç katmanı. Büyük perakende, e-ticaret, dijital cüzdan, sigorta ve KOBİ ekosisteminde geniş bir etki alanına sahibiz. Hizmet verdiğimiz müşterilerde ortak hedef: Bankayı müşterinin olduğu yere, görünmez ama güçlü şekilde konumlandırmak. Finans artık ayrı bir katman değil, deneyimin görünmeyen altyapısı.
2. B2B ödeme çözümlerinizin ulaştığı işlem hacmi ve müşteri sayısı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Bugün 60’tan fazla kurumsal müşteri ve 10 milyonu aşkın son kullanıcıya hizmet veriyoruz. Günlük milyonlarca finansal hizmet, milyonlarca kart ve yüz binlerce POS ölçeğinde çalışan bir altyapıyı yönetiyoruz. Legacy yapılardan, tamamen kendi geliştirdiğimiz API tabanlı BOACard platformumuza geçişle, kaynak kodu bulunmayan eski sistemimizi analiz ederek adeta sıfırdan yeniden inşa ettik. 7 milyondan fazla kartı, 350 binden fazla POS’u ve milyarlarca işlemi, kesintisiz şekilde yeni platformumuza taşıyarak, global ölçekte dahi nadir gerçekleştirilen bir dönüşümü başardık. Airapi ürünümüz; bankalar, sigorta şirketleri ve ödeme kuruluşları tarafından yüzlerce API üzerinden milyarlarca işlem için kullanılıyor. PowerFactor ise 30 mobil uygulamada 10 milyon kullanıcıya güvenli işlem imkanı sunuyor. Biz sadece hacim yönetmiyoruz; Türkiye’de ve globalde yüksek ölçeklenebilirlikte finansal platform ekosistemleri tasarlıyoruz.
3. İşletmeler arası ödeme sistemlerinde en çok ihtiyaç duyulan alanlar neler?
İşletmeler artık hız, akıllı sistemler ve güven talep ediyor. T+1 süreçler yerini anlık tahsilat ve anlık nakit yönetimine bırakıyor. ERP ve tüm ticari sistemlerle entegre, plug&play finansal yapılar artık standart. İkincisi, akıllı yapılarla ödeme sistemleri evriliyor. Sadece işlem yapan değil, risk yöneten, kredi ihtiyacını öngören yapay zeka destekli karar destek mekanizmaları ile güçleniyor. Üçüncü başlık ise güven. Çoklu imza, limit yönetimi, hiyerarşik onay süreçleri gibi işletmelerin ihtiyaçları, esnek ve güvenli çözümlerle desteklenmek zorunda. Ödeme sistemleri artık operasyon değil, doğrudan rekabet avantajı.
4. Yapay zeka, sunduğunuz finansal çözümlerde nasıl bir rol oynuyor?
Yapay zeka bizim için bir trend ya da vitrin değil, doğrudan bir yetkinlik. Vizyonumuz net: “Finansal teknolojide yapay zeka dönüşümüne öncülük eden en güvenilir iş ortağı olmak.” Ürünlerimizde yapay zekayı; güvenlik, verimlilik ve deneyim alanlarında konumlandırıyoruz. Fraud önlemede, işlemlerin gerçek zamanlı analiziyle riski minimize ediyoruz. Manuel süreçleri otomatikleştiriyor, karar desteği ile sistemleri reaktif olmaktan çıkarıp öngörü yeteneğiyle donatıyoruz. En önemlisi, müşteri deneyiminde diyalog bankacılığını hayata geçirmek için chatbot ve analitik modellerle finansı sohbet eder hale getiriyoruz. Bu sayede finansal sistemleri sadece hızlandırmıyor, aynı zamanda daha doğru karar veren yapılara dönüştürüyoruz. Sistemler artık sadece işlem yapmıyor, bağlamı anlayıp karar veriyor.
5. Açık bankacılık ve gömülü finans konusunda bankalar ve şirketlerin yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Paradigma çoktan değişti; artık banka müşterinin ayağına gidiyor. ABD’de platform odaklı, Avrupa’da banka liderliğinde, Asya’da super-app’ler ile model kurarken; Türkiye hepsinin kesişiminde ve potansiyeli oldukça yüksek. TCMB ve BKM regülasyonları ile dönüşüm hızlandı. Şirketler yeni gelir modelleri için gömülü finansı oldukça stratejik bir güç olarak görüyor. Architecht olarak, açık bankacılık altyapıları ile şirketlerin finans ürünlerini aynı ekosistemde buluşturuyoruz. Artık API sunmak değil, ekosistem kurmak ciddi bir avantaj olacak.
6. B2B ödeme sistemleri pazarının büyümesi için sizce ekosistemde hangi adımların atılması gerekiyor?
Standardizasyon, güvenlik, dijitalleşme ve yapay zeka kritik. İlk olarak, API standardizasyonu ve regülasyonlarla çerçevenin netleşmesi gerekir. Ek olarak, KOBİ’lerin dijital dönüşümü desteklenmeli ve güvenlik kültürü benimsenmeli. MFA, biyometri, uçtan uca şifreleme artık olmazsa olmaz. Bununla birlikte yapay zekâ ve veri analitiği daha fazla yaygınlaşmalı. Ancak en kritik konu ekosistem iş birliği. Bankalar, fintech’ler, teknoloji şirketleri birlikte üretmeli. Architecht olarak BOACard, Airapi, PowerFactor, SanalPOS ve SoftPOS ile bu adımlara öncülük ediyoruz.
7. Önümüzdeki dönemde işletmeler arası ödeme sistemlerinde nasıl bir dönüşüm bekliyorsunuz?
Entegre ve akıllı finans dönemine geçiyoruz. Ödemeler artık ayrı bir adım olmaktan çıkacak, ERP ve e-ticaret gibi yapıların süreçlerine gömülecek. Yapay zeka, nakit akışını yönetecek, vade optimizasyonunu otomatik yapacak, erken ödeme gibi fırsatlara karar verecek. Tokenizasyon ve anlık ödeme sistemleri, özellikle uluslararası işlemleri radikal şekilde hızlandıracak. Bankalar ürün değil, platform sunan yapılara evrilecek. Burada kazananlar, finansı en kesintisiz, en hızlı ve en akıllı sunanlar olacak. Ödeme bir işlem değil; görünmez, akıllı ve sürekli bir deneyim olacak.