PSM Dergisi - Mart
Finans ve teknoloji sektörlerinde kadın istihdamını nasıl değerlendirirsiniz? Genel çalışanlar arasındaki oranlar ile orta ve üst düzey yönetimdeki görünüm hakkında görüşleriniz nelerdir?
Finans ve teknoloji sektörlerinde kadın istihdamının son yıllarda artması sevindirici bir gelişme; ancak mevcut tablo hala istenen dengeyi yakalamış değil. Özellikle teknoloji tarafında, kadınların kariyerin giriş ve uzmanlık seviyelerinde daha görünür olmasına rağmen, orta ve üst yönetim kademelerinde temsiliyetin belirgin şekilde azaldığını görüyoruz. Bu “yukarı doğru daralan” yapı yalnızca ülkemize özgü değil; küresel ölçekte de benzer bir eğilim söz konusu.
Yine de kurumların yaklaşımında olumlu bir dönüşüm olduğunu söyleyebiliriz. Daha kapsayıcı işe alım ve gelişim politikaları, kadın çalışanların stratejik sorumluluklar üstlenmesini ve liderlik rollerine hazırlanmasını daha fazla destekliyor. Kadınların ekiplerde artan varlığı; karar süreçlerine farklı bakış açıları, daha dengeli ekip dinamikleri ve daha kapsayıcı ürün/çözüm yaklaşımları getirerek doğrudan kurumsal değere dönüşüyor.
Kendi kurumumuz Architecht’te kadın çalışan oranının hem genel organizasyonda hem de yönetim kademelerinde sektör ortalamasının üzerinde olması, bu yaklaşımın karşılık bulduğunu gösteren önemli bir örnek. Çeşitliliğin artmasıyla fintek ekosisteminin daha esnek, daha dayanıklı ve geleceğe daha hazırlıklı bir yapıya evrildiğini düşünüyorum. Bu kazanımı kalıcı hale getirmek için ise fırsat eşitliğini kurum kültürünün merkezine yerleştirmek, önyargıları azaltacak süreçler tasarlamak ve rol model kadın liderleri daha görünür kılmak kritik önem taşıyor.
Kadın liderler fintek sektörüne nasıl bir vizyon katıyor? Sizce farklı bakış açıları sektörde nasıl bir değişim yaratıyor?
Fintek’te başarı, yalnızca hızlı ürün geliştirmekle değil; güveni, regülasyonları ve riski aynı anda yönetebilmekle mümkün. Kadın liderlerin sektöre kattığı en güçlü değerlerden biri de bu dengeyi kurabilmeleri: yeniliği hızlandırırken “bu çözüm güvenli mi, adil mi, sürdürülebilir mi?” sorusunu gündemde tutmaları.
Kadın bakış açısının yönetim masasında yer alması, kör noktaları azaltıyor. Ürün ve süreç tasarımında daha kapsayıcı bir yaklaşımı teşvik ediyor; farklı kullanıcı ihtiyaçlarını, kullanım alışkanlıklarını ve deneyim farklılıklarını daha erken aşamada görünür kılıyor. Bu da müşteri deneyimini güçlendirirken, kurumların itibar ve uyum tarafını da sağlamlaştırıyor.
Aynı zamanda kadın liderler, ekiplerde psikolojik güvenin güçlendiği ve tüm paydaşların eşit şekilde söz sahibi olabildiği çalışma ortamları oluşturuyor. Bu yaklaşım; fikir üretimini teşvik eden, sahiplenme duygusunu artıran ve yeteneklerin sürdürülebilir şekilde elde tutulmasını destekleyen bir kurumsal kültürün gelişmesine katkı sağlıyor. Rol model kadın liderlerin sayısının artmasıyla birlikte, genç kadınların sektörde kendilerine yer bulabileceklerine dair inancı da güçleniyor ve görünmez engeller daha hızlı aşılabiliyor. Kadın liderliğinin yaygınlaşması, fintek ekosisteminin daha dengeli, kapsayıcı ve dayanıklı bir yapıya evrilmesinde önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor.
Kendi kariyer yolculuğunuzdan yola çıkarak, finans ve teknoloji alanında kariyer planlayan genç kadınlara neler önerirsiniz?
Kendi kariyer yolculuğuma baktığımda şunu net söyleyebilirim: İlk büyük dönüşüm projelerimden birinde, farklı ekiplerin öncelikleri aynı anda değişince süreç beklediğimizden daha karmaşık ilerlemişti. O dönem bana, sadece iyi iş çıkarmanın değil; işi küçük ve ölçülebilir adımlara bölmenin, net sorumluluk almanın ve ortaya çıkan çıktıları doğru zamanda doğru kişilerle görünür kılmanın da kritik olduğunu öğretti. İlerleme somutlaştıkça ekip güveni güçlendi, ben de daha fazla inisiyatif alıp süreci yönlendirme fırsatı buldum. Bu deneyim, finans ve teknoloji alanında kariyer hedefleyen genç kadınlara neden “tam hazır olmayı beklemeyin” dediğimin de özeti: Öğrenme sahada hızlanıyor; sorumluluk almak, fikrini net ifade etmek ve katkıyı sonuca dönüştürmek etki alanınızı büyütüyor.
8 Mart’ın da hatırlattığı gibi, kadınların görünürlüğü bireysel bir çabanın ötesinde; birbirine alan açan, birbirini yükselten bir kültürle kalıcı hale geliyor. Bu nedenle başarıyı sahiplenmekten, paylaşmaktan ve “ben de yapabilirim” diyen bir sonraki kadına kapı aralamaktan çekinmeyin. Kadın profesyonel ağlarında aktif olmak, mentorluk ilişkileri kurmak ve farklı ekiplerle çalışarak yeni sorumluluklar üstlenmek, hem cesareti artırır hem de yeni fırsatları doğal biçimde önünüze getirir. En önemlisi, söz almakla sözünü tutmak arasında köprü kurmak: fikri dile getirip onu hayata geçiren adımların içinde kalmak. Kadınların fintek ekosisteminde daha güçlü temsili, bugünü güçlendirirken geleceğin daha adil ve daha yenilikçi finans dünyasını da inşa ediyor.